Posts Tagged ‘doktor karıları sks hıkayelerı’

26
Oca

Kuzenim uyurken eniştemle her şeyi yaptık

by admin in Sex Hikaye

Selam Nesrin ben. 24 yaşında, 1.68 boyunda, kumral, muhteşem ayakları ve muhteşem bir götü olan muhteşem bir kızım. Size kuzenim Pelin ve eşi Aras’la birlikte geçirdiğim bir tatili gününü anlatmak istiyorum.

Kuzenin Pelin ve eniştem Aras evlendikten 6 ay kadar sonra, kışın tatile çıkacaklardı. Uludağ’da bir ev kiralamışlar. O sırada birlikte olduğum erkek arkadaşım “İstersen sen de kuzeninle git, bu kış işlerim çok yoğun” deyince, ben de onlarla tatile gitmek için hazırlıklarımı yaptım.

Kuzenim ve doktor eniştem bu tatilden 6 ay önce evlenmişler ve ben nikaha katılamamıştım. Evlendikten sonra İzmir’e taşındıkları için eniştemi sadece fotoğraflarından tanıyordum.

Kuzenim ve eniştem beni almak üzere annem ve babamla oturduğum evimize geldiklerinde kuzenim bizi tanıştırdı ve enişteme beni işaret ederek “işte kuzenim, Nesrin. En sonunda tanıştınız” dedi.

Tatilimizin ilk günüydü, hep beraber gezmiş, kayak yapmış ve akşam hava kararınca da eve gelmiştik. Eve geldiğimizde kayak kıyafetlerimi çıkartıp üzerime rahat bir tşört ve eşofman altı giydim. Çoraplarımı ve tangamı ise değiştirmedim.

Kuzenimle ben yemekleri hazırlayıp şık bir sofra kurduk. Yemekler yenip, biralar içilirken, ben fazla içmemiştim. İlerleyen saatlerde kuzenim Pelin kafayı bulmuş, günün yorgunluğuyla da yatmak için müsaade istemişti.

Yemek sırasında ve daha sonra eniştemin gözleri sürekli açık mavi çoraplarımdaydı. Ayaklarımı çok merak ettiği belliydi.

Pelin yattıktan sonra birer tane bira açıp TV izleyerek içmeye devam ettik. Ne kadar istemesem de, bir kaç biradan sonra bende yavaş yavaş kafayı bulmaya başladım, kafam gözüm kaymaya başladı.

Ben televizyonun karşısındaki uzun kanepenin ortasında oturuyordum. Eniştem de kanepenin solundaki tekli koltuktaydı.

Eniştem, “Çok yorgun görünüyorsun, Nesrin. Ayaklarını sehpaya uzatıp rahat rahat otursana” deyince, “gerçekten iyi olur enişte, ayaklarım çok yoruldu bütün gün. Senden çekindiğim için uzatmamıştım ayaklarımı” dedim. Onun da “aşk olsun, Nesrin. Benim yanımda rahat olabilirsin” demesi üzerine ayaklarımı sehpaya uzattım.

Biraz sonra enişteme “enişte sence ayaklarım çoraplarımla güzel görünüyor mu?” diye sordum. O da “ayakların muhteşem görünüyor” dedi. Ben de “beğendiğinin farkındayım, enişte. Eve geldiğimizden beri gözlerin hep ayaklarımda” dedim. Karşılıklı gülüşüp TV izlemeye devam ettik.

Biraz sonra enişteme “ayak parmaklarımı merak ediyor musun, enişte?” diye sordum. O da “evet, canım. Çok merak ediyorum” diye yanıt verdi. Ben de “o zaman çıkarıyım çoraplarımı, enişte” dedim. O da “çok iyi olur, Nesrincim. Ama lütfen birden bire çıkartma, ayak parmaklarını göreceğim için çok heyecanlandım birden” dedi. Bunun üzerine ben de “tamam, enişte. Yavaş yavaş çıkartıcam” dedim.

Eniştem gözlerini açık mavi çoraplarıma dikmişken yavaş yavaş çoraplarımı indirmeye başladım. Her ikisini de topuklarıma kadar indirdikten sonra enişteme dönüp “ucundan yavaş yavaş çekip çıkartıcam, enişte, hazır mısın?” diye sordum. O da “çıkart canım, hazırım” dedi. Gözlerini bile kırpmadan ayaklarıma bakıyordu. Ben de her iki çorabımı birden ucundan tutarak çekmeye başladım ve tam parmaklarıma geldiğinde durup enişteme baktım. Eniştemin heyecandan gözleri dönmüş, hızlı hızlı soluyor ve bütün vücudu titriyordu. Eniştemin bu halini görünce endişelendim ve ona “istersen çıkartmıyım enişte, çok heyecanlandın galiba, kötü bişi olmasın” dedim. O da “evet, Nesrin. İnanılmaz heyecanlandım. İlk kez görücem ayak parmaklarını, haksız mıyım heyecanlanmakta? Hadi çıkart canım, meraktan ölücem” dedi. Ben de “peki o zaman, enişte. Çıkartıyorum çoraplarımı” diyip her iki çorabımı da çıkarttım.

Çoraplarımı çıkartmamla birlikte eniştem ayak parmaklarıma kilitlendi. Nefes nefese kalmıştı. Elini kolunu koyacak yer bulamıyordu. Enişteme “galiba çok beğendin ayaklarımı, enişte?” diye sordum. O da biraz kendini topladıktan sonra “ayak parmakların gerçekten muhteşem, Nesrin, hayatımda gördüğüm en muhteşem ayaklara sahipsin, canım” dedi. Kendisine teşekkür ettim.

Sabahtan beri ayaklarımda olan çoraplarım çok nemlenmişti. Enişteme “muhteşem çoraplarımı koklamak ister misin?” diye sordum. Onun da fırlat demesi üzerine çoraplarımı yandaki tekli koltuktan oturan enişteme attım. Yakaladığı gibi çoraplarımı koklamaya ve yüzüne sürmeye başladı ve “çorapların muhteşem kokuyor” dedi. Biraz daha kokladıktan sonra çoraplarımı oturduğu koltuğun koluna koydu.

Biralarımızı içerken TV izlemeye devam ediyorduk. Ama eniştemin gözleri durmadan benim önümdeki sehpaya uzattığım ayaklarıma takılıyordu.

Enişteme dönüp “keşke çıkartmasaydım çoraplarımı, enişte. Muhteşem ayak parmaklarıma bakmaktan TV izleyemiyorsun” dedim. O da “olsun canım biraz dikkatim dağılıyor sadece” diye bana yanıt verdi.

TV izlemeye devam ederken ben bu sefer de içimdeki tangadan rahatsız olmaya başladım. Tatile gelirken aldığım bu pamuklu iç çamaşırı rahatsız edici bir şey olmamasına rağmen bütün gün giydiğim için herhalde beni bunaltmıştı.

Eniştem bana dönüp “ne oldu, Nesrin? Huzursuz gibisin” diye sorunca ona tangadan rahatsız olduğumu ve çıkarmak istediğimi söyledim. O da “tamam” diyerek TV izlemeye devam etti.

İçeri gidip önce pantolonumu sonra da yeşil tangamı çıkarttım ve çantamdan temiz bir eşofman alıp giydim. Sabahtan beri içimde olan tangam çok nemlenmişti. Onu odada bırakıp salona geçtim.

Eniştem TV izlemeye devam ederken az önce ona verdiğim muhteşem çoraplarımı tekrar eline almış onları kokluyordu. Benim salona geldiğimi görünce “rahatladın mı, Nesrincim?” diye sordu. Ben de “evet, enişte. Sabahtan beri muhteşem nemli götümün arasında sırılsıklam olmuş, beni deli etti” diye yanıtladım.

Tam yerime oturmak üzereyken eniştem birasının bittiğini söyleyerek benden ona yeni bir şişe getirmemi rica etti. Mutfağa doğru giderken birden arkamı dönüp “enişte biranın yanında bişi ister misin?” diye sordum. O da kibarca az önce çıkardığım tangamı getirirsem memnun olacağını söyledi. “Peki” diyerek mutfaktan bir şişe bira açtım ve hemen mutfağın yanındaki odama girip yatağın üzerindeki yeşil tangamı alıp salona gittim.

Birayı ve tangamı enişteme verdim ve yerime oturup, muhteşem ayaklarımı sehpaya uzattım ve TV izlemeye devam ettim. Eniştem birayı sehpanın üzerine koydu ve tangamı iki eliyle açarak ne tarafının önü ne tarafının arkası olduğunu anlamaya çalıştı. Sonra tangamın arkasını çevirerek etiket kısmından aşağı doğru koklamaya başladı. Sabahtan beri muhteşem götümün arasında duran arka kısmı kuvvetli nefesler çekerek kokladı.

Enişteme dönüp “tangam ne kadar çok nemlenmiş, di mi enişte?” diye sordum. O da “evet, çok nemli ve muhteşem kokuyor” diyerek yanıtladı. Eniştemin, bütün gün götümün arasında olan tangamı koklayıp beğenmesi beni mutlu etmişti. Zaten, her kadın, hatta her insan, beğenilmekten ve takdir edilmekten hoşlanır.

Enişteme bu iltifatından dolayı teşekkür ettim ve TV izlemeye devam ettim. O da birasını içerken bir nemli çoraplarımı bir nemli tangamı kokluyordu. Gözleri de bazen TV’de bazen de muhteşem ayaklarımdaydı.

Bir süre sonra biraz ortalığı düzenlemek için kalktım. Sofrayı topladım. Sehpanın üzerinde duran tangamı ve çoraplarımı enişteme işaret ederek “bunları da alıyım mı enişte yoksa koklamaya devam ediyo musun?” diye sordum. O da çoraplarımı ve tangamı koklayıp “daha var, bunlar biraz daha kalsın” dedi.

Ben yine ayaklarımı uzatıp TV izlemeye devam ettim. Eniştem kanal değiştirirken romantik bir film karşımıza çıktı. Biraz izleyelim dememizle birlikte filmdeki bir adamla bir kadın öpüşmeye başladılar. Böylesi bir sahneyi eniştemle birlikte izlemem yanlış olacağı için hemen kafamı çevirdim. Eniştem de duyarlı davranarak kanalı değiştirdi.

Enişteme dönüp “iyi ki kapattın, enişte. Saçma sapan şeyler var bu saatten sonra” dedim. O da “haklısın” diyerek beni onayladı ve çoraplarımı eline alıp koklamaya devam etti. Ben de enişteme “enişte, istersen televizyonu kapat. Ben biraz spor yapmak istiyorum burda, hem sen de beni izlersen ben de daha iyi motive olurum” dedim. Eniştem bu önerime biraz şaşırdı ve “bu saatte spor mu yapıcaksın cidden” diye sordu. Evet diyerek spor giysilerimi getirip enişteme göstermek için içeri gittim.

Odadan çantamı alıp salona geldim. Enişteme çoraplarımı, şortumu ve üstlerimi göstererek beğendiğini seçmesini söyledim. Eniştem eşyalarıma şöyle bir baktı ve beyaz şortumu, yeşil uzun çoraplarımı ve yeşil bikini üstümü giymemi söyledi. Ben de tamam diyerek içeri gittim ve eniştemin söylediklerini giyerek geri döndüm ve onun karşısına çıktım. Eniştem beni görünce “offff.. muhteşem görünüyosun, Nesrin” dedi. Beni biraz süzdükten sonra “günlük giysilerle göğüslerinin bu kadar dolgun ve muhteşem olduğu belli olmuyordu” diye ekledi. Kendisine teşekkür ettim ve sırtüstü yere uzandım. Dizlerimi karnıma doğru çekerek ısınma hareketleri yaptım. Eniştem beni izlerken bir yandan çoraplarımı ve külodumu kokluyor diğer yandan da birasından içiyordu.

Isınma hareketlerini tamamladıktan sonra mekik çekmeye başladım. Eniştem saat tutuyor ve beni motive etmeye çalışıyordu. Karın kaslarım iyice şişmeye başladı. Mekik hareketini bitirdikten sonra eniştem bana elindeki mavi çoraplarımda koku kalmadığını söyledi ben de ona “istersen onları bana ver ben de ayağımdaki muhteşem yeşil çoraplarımı çıkarıp sana veriyim, enişte” dedim. O da olur diyip mavi çoraplarımı bana fırlattı. Ben de yeşil çoraplarımı çıkarıp ona verdim ve mavi çoraplarımı giydim. Eniştem çoraplarımı eline alır almaz “inanamıyorum, Nesrin. Çorapların muhteşem nemlenmiş. Hem de yeni giymiştin” dedi ve çoraplarımın içini dışına çıkararak yüzüne sürmeye başladı. Ben de ona “muhteşem çoraplarım güzel kokuyor mu, enişte?” diye sordum. Gerçekten muhteşem kokuyor diye beni yanıtladı ve koklamaya devam etti.

Daha sonra ayağa kalktım, bacaklarımı açarak öne doğru eğilme hareketleri yapmaya başladım. Eniştem beni dikkatle izliyordu. “Öne doğru eğildikçe göğüslerin muhteşem sallanıyor, Nesrin” dedi. Bense son derece tempolu çalıştığım için nefesim kesildiğinden kendisine yanıt veremedim ve nefes nefese ilk seti bitirdim.

30 saniye ara verdikten sonra ikinci sete geçecektim. Enişteme dönüp “böyle iyi mi, enişte, yoksa muhteşem götümü sana dönmemi ister misin?” diye sordum. Onun da “nasıl istersen, canım” demesi üzerine arkamı döndüm. Yavaş yavaş eğilip kalkmaya başladım ve esnetme hareketini sürdürdüm. İyice yere eğildiğimde bacaklarımın arasından bana bakmakta olan eniştemi görüyordum. Gözü sadece götümdeydi.

Ben devam ettikçe eniştem çoraplarımı kokluyordu. Bitirmeme bir iki tekrar kala “götün gerçekten muhteşem ötesi, Nesrin” diyip beni daha da motive etti. Seti tamamladıktan sonra kendisine teşekkür ettim.

Eniştem, eline yaklaşık yarım saat önce muhteşem götümden çıkartıp ona verdiğim yeşil tangamı alıp koklamaya başladı. Bana dönüp “bunda da hiç koku kalmadı, Nesrincim” dedi. “İstersen sen içeri gidip diğer şortunu giy ve şimdi giydiğini bana ver, olmaz mı?” diye sordu. Bense yeni deneyeceğim bir yoga hareketine geçecektim ve şort değiştirerek vakit kaybetmek ve vücudumu soğutmak istemiyordum. Enişteme bu durumu söylediğimde beni anlayışla karşıladı ve bu yeni hareketi merak ettiğini söyledi. Ben de “bu harekette ben bacaklarımı iyice açıp dizlerimi halının üzerine koyucam ve yüzüm halıya gelecek şekilde domalıcam, enişte” dedim. Yüzümün geleceği yere bir yastık koydum ve yavaş yavaş domalmaya başladım. Muhteşem götüm yine eniştemin tam önündeydi. Yüzüm yastığa temas edince ellerimi de biraz ileriye doğru uzatıp kaslarımı gerdirdim.

Beni seyretmekte olan eniştem “offff… muhteşem domaldın, Nesrin. Kalçaların iki yana ayrılınca götün muhteşem görünüyor” dedi. Bu hareketin özelliği bu duruşu bozmadan uzun bir süre durmak olduğu için enişteme “enişte şortumu değiştirip sana vermem için biraz sabretmek zorundasın, çünkü bir süre böyle durucam” dedim. O da “nasıl gerekiyorsa öyle yap, canım” diyerek beni motive etti. Bir süre duruşumu koruduktan sonra aklıma bir fikir geldi. Pek de düşünmeden bu fikrimi enişteme açtım. “Enişte, benim bu duruşum uzun sürücek biraz. Seni de bekletmek istemiyorum, muhteşem götümdeki muhteşem şortumu bir an önce alıp koklamak istediğini biliyorum” dedim. O da “canım, ben biraz daha sabrederim, sen en doğru şekilde hareketi tamamla” dedi. Ben de “enişte,yanlış anlamazsan, istersen yerinden kalkıp buraya gel ve kokla muhteşem götümü, galiba muhteşem nemlendi” dedim. Bunun üzerine eniştem yerinden kalktı ve arkamda diz çöktü. Hafifçe eğilerek götüme iyice yaklaştı ve birkaç santim mesafeden koklamaya başladı. Enişteme “nasıl enişte yeterince nemlenmiş mi muhteşem götüm? Güzel kokuyor mu?” diye sordum. O da “evet, Nesrin. Götün muhteşem nemli ve muhteşem kokuyor” dedi. Hareketi bitirene kadar koklamaya devam edecekti belli ki. Bir süre sonra “enişte kalkıyorum, süre bitti” dedim. O da muhteşem götümü koklamayı bırakıp kalktı ve yerine oturdu.

Eniştem yerine geçtikten sonra ben de yorgunlukla kanepeye oturdum. Eniştem, başka hareket olup olmadığını sordu. Ben de ona “yok, enişte. Spor bitti, yoruldum zaten” diyerek kendisini yanıtladım. O da “peki, canım. O zaman şortunu çıkarıp bana verir misin şimdi? Muhteşem götünün muhteşem kokusunu hemen istiyorum” diye kibarca sordu. Ben de “afedersin, enişte, yorgunluktan unutmuşum, hemen çıkarıp getiriyorum” diyerek içeri gittim.
Hemen şortumu çıkartıp spora başlamadan önceki eşofmanımı giydim ve şortumu da alarak geri döndüm. Eniştem ben gelene kadar televizyonda Fashion TV’yi açmış izlemeye koyulmuştu. Enişteme şortumu verip kanepeye oturdum ve ben de izlemeye başladım. Eniştem bana teşekkür ederek şortumun içini dışına çıkardı ve götümün nemini emmiş olan yeri koklamaya başladı. Biraz kokladıktan sonra bana dönüp “offff, Nesrin. Şortun muhteşem kokuyor. İnanamıyorum, muhteşem” diyip bu seferde götümün nemini yüzüne sürmeye başladı. Enişteme teşekkür ettikten sonra “enişte, sence güzel domalabiliyor muyum? Beğendin mi domalmamı?” diye sordum. O da “muhteşem domalıyosun, Nesrin. Götün ve bacakların muhteşem görünüyor domaldığında” diye yanıtladı.

Eniştemin bu sözlerinden cesaret alarak ona “enişte, sana şimdi bişi sölücem, ama aramızda kalsın, olur mu?” diye sordum. Onun da “tabii canım, aramızda kalıcak” diyerek merakla konuşmaya devam etmemi bekledi. Ben de “enişte, mankenlik ajansında çalışan bir arkadaşım benim iyi bir fotomodel olabileceğimi söyledi, bikini çekimleri için muhteşem götü olan bir fotomodel arıyorlarmış. Ben de istiyorum ama becerebilir miyim acaba diye çekiniyorum” dedim ve konuyu Pelin’in de bilmediğini ve aramızda kalması gerektiğini tekrar söyledim.

Eniştem de “canım bence fotomodellik senin için ideal çünkü muhteşem göğüslerin, muhteşem bacakların ve demin de dediğim gibi muhteşem ötesi bir götün var. Hem de fotomodellik mankenlik gibi değil. Yürümek zorunda değilsin, sadece sahilde poz vereceksin, öyle değil mi? Kışın ortasında nasıl olcak bu iş peki?” diye sordu.

Ben de “evet öyle, enişte. Yeni sezon bikiniler ve topuklu ayakkabılarla poz verilecekmiş bu yeni reklam kampanyasında, yürüme falan yok tabii, ama sahilde değil stüdyoda olacakmış çekimler” diye yanıtladım.

Eniştem pozların nasıl olacağını bilip bilmediğimi sordu. Ben de ona “bu kampanyada konsept bikini ile evde poz verme üzerine olacakmış, enişte. Mutfakta, yatakta, koltukta falan gibi. Her çekimde iki manken bir arada olacakmış ve pozlarda bol bol domalma olacakmış” diye yanıtladım.

O da “o zaman kesin yap bence, Nesrincim. Muhteşem domalıyosun çünkü. Bence hemen hemen hiçbir fotomodel senin kadar güzel domalamaz” dedi. Ondan sonra “demek demin o yüzden sordun güzel domalıp domalmadığını ha?” diye gülerek sordu. Ben de biraz utanarak “evet, enişte” diyerek kendisini yanıtladım ve gülüştük.

Bu konuşma üzerine eniştem kendisinin fotoğrafçılıkla ilgilendiğini, kaliteli bir makinesi olduğunu ve gerekirse bizim için deneme çekimi yapabileceğini söyledi.

Bunu duyduğuma çok sevindim. Enişteme hemen “gerçekten mi, enişte? Harika bir fikir. Ajansta çalışan arkadaşım Fulya’da deneme çekimi yapıp fotoğraflarımızı verirsek seçilme şansımız artar demişti” dedim. O kadar neşelenmiştim ki eniştemin boynuna sarılıp teşekkür etmek aklımdan geçti. Tabii eniştemle böyle bir samimiyet doğru olmadığı için yerimden kalkmadım.

Biraz daha sohbet ettikten sonra eniştem “bikini ile üşümüyor musun, Nesrin?” diye sordu. Ben de üşümediğimi, zaten spor yapmaktan vücudumun ısındığını söyledim. Daha sonra protein tozu içeceğimi söyleyerek yerimden kalktım. Bunun üzerine eniştem “o tozun kutusunu getirir misin? Merak ettim nasıl bir şeymiş” diye sordu. Ben de “tabii, enişte” diyerek içeri gittim.

Odama girip zaten açık olan çantamın gözlerine baktım. Bir türlü küçük kutuyu bulamıyordum. Sonra kutuyu yanıma almayı unuttuğumu fark ettim. Kutuyu evde mutfak tezgahının üzerinde bırakmıştım. Moralim bozuk şekilde tekrar salona döndüm.

Eniştem “hani nerede protein tozu?” diye sorunca ben de ona kutuyu evde unuttuğumu, spordan sonra hep protein almam gerektiğini söyledim.

Bunun üzerine eniştem “internetten protein kaynaklarına bak istersen, Nesrincim” diyerek bana öneride bulundu. Ben de “sağol, enişte, hemen bakıcam” diyip telefonumu elime aldım ve aramaya başladım. Girdiğim bir sitede yumurta, tavuk, et gibi sonuçları gördüm ve kalkıp buzdolabına baktım. Bunların hiçbirisi yoktu. Daha sonra başka bir sonuca tıkladım. Bu bir sporcu forum sitesiydi. Forumda bilgilerini paylaşan bir kadın sporcu protein ihtiyacını zaman zaman kocasının dölünü yutarak karşıladığını ve dölün çok iyi bir protein kaynağı olduğunu yazmıştı.

Bunu okur okumaz hemen enişteme dönüp “enişte en son ne zaman dölünü akıttın?” diye sordum. Eniştem bu sorumu duyunca düşünmeye başladı ve “galiba iki gün oldu… neden sordum, canım?” diye sordu bana. Ben de sporcu kadının yazdıklarını enişteme söyledim ve “senin dölünü yutmak dışında bi şansım yok, enişte. Eğer senin için uygunsa…” diye rica ettim.

Bunu duyan eniştem “tabii, canım. Yeter ki senin spor boşa gitmesin. Yalnız nası yapıcaz bu işi? Ben içeri gidip bir kabın içine akıtıp sana vericem herhalde, di mi?” diye sordu.

Eniştemin bu söylediği aklıma yatmıştı ama bir yandan da demin okuduğum foruma bakıyordum. Orada yazılanlardan dölün hiçbir şeye temas etmeden doğrudan yutulması halinde en iyi protein desteğini sağlayacağını aksi halde verimin çok olmasa da düşeceğini gördüm. Bunu okuyunca moralim bozuldu ve enişteme söyledim.

Eniştem de “hadi ya.. demek öyleymiş. Napıcaz peki şimdi?” diye düşünmeye başladı. Ben de bir çare düşünüyordum. Sonra aklıma bir fikir geldi ve bunu enişteme söyledim. “Enişte, benim uyurken kullandığım göz bandı var. Ben onu taksam ve sen ayaktayken önünde diz çöksem, sen de sikini bana hiç değdirmeden dölünü ağzıma fışkırtsan olur mu sence?” diye sordum.

O da “iyi fikir, canım. Olabilir tabii. Ama hemen akıtamam, benim biraz uzun sürüyor” dedi. Ben de “olsun, enişte. Biraz beklerim. Gidip göz bandımı alıp geliyorum” diyerek içeri gittim. Enişteme bir sürpriz hazırlayacaktım. Üzerime beyaz bir şort, beyaz çoraplar ve beyaz bikini üstü giyip salona döndüm. Elimde iki tane bant vardı.

Eniştem beni görünce “offff… muhteşem görünüyorsun, Nesrin.” dedi. Ben de “akıtman o kadar uzun sürmeyecek bence, enişte” diyip kanepeye oturdum. İki göz bandını birlikte gözlerime takıp enişteme “ben hazırım, enişte.” dedim.

O da “ben de hazırım, canım. Şu eşofmanı ve boxerı çıkarıyım da rahat rahat sana bakarak otuz bir çekiyim” dedi. Seslerden hemen bunları çıkardığını anlıyordum.

Ben de gözlerimde bantla ayaklarımı sehpaya uzatıp beklemeye başladım. Enişteme dönüp “kalktı mı yarrağın, enişte?” diye sordum. Eniştem de “evet, canım. Hemen kaldırdım. Nası kalkmasın zaten, çok seksi görünüyorsun. Çok azdım” diye cevap verdi.

Ben de teşekkür ederek “nereme bakıyorsun şimdi, enişte?” diye sordum. O da bana “sen tahmin et” dedi. Ben de ona “hmmm… kesin muhteşem ayaklarıma bakıyosun, enişte” dedim. O da “evet, bildin, canım” dedi.

Biraz sonra enişteme “ayak parmaklarımı seyretmek ister misin, enişte?” diye sordum. O da “evet, muhteşem ayak parmaklarını görmek istiyorum, yalnız çoraplarını da koklamak istiyorum” diyince çoraplarımı yavaş yavaş çıkarttım ve koklaması için enişteme fırlattım.

Bütün bunları bir saat önce de yapmıştık ama bu sefer benim gözlerim bağlı ve eniştem de yarrağını çıkartmış otuz bir çekiyordu. Yine ayaklarımın muhteşem olduğunu ve çoraplarımın muhteşem nemli ve muhteşem koktuğunu söylüyordu.

Bir süre sonra enişteme “enişte, biraz kapatır mısın yarrağını, içeri gidicem de gözlerimi açmam lazım” dedim. O da “tamam ama neden gidiyosun?” diye sordu. Ben de “sürpriz” dedim. “Tamam, eşofmanımı üzerine koyup kapattım ama sen yine de bakma” dedi.

Bunun üzerine ben de içeri gittim. Altımdaki şortu çıkarttım ve bikinimin altını giydim. Ayaklarıma da çok yüksek topuklu beyaz ayakkabılarımı giyip kıvıra kıvıra salona gittim.

Eniştem beni görür görmez “offff, muhteşem görünüyorsun, Nesrin. Topuklu ayakkabıların çok seksi. Harikasın. Bikini de çok yakışmış.” diyerek beni iltifatlara boğdu. Dikkati dağılıp elini eşofmanın altındaki sikine götürmeye çalışıyor, sonra birden toparlanarak vazgeçiyordu. Enişteme “şimdi sana inanılmaz şeyler yapıcam, enişte. Kısa süre sonra deli gibi döl fışkırtacağından eminim” dedim. O da “demek öyle, Nesrincim. Sabırsızlanıyorum” diye yanıtladı.

Hemen göz bantlarımı taktım ve eniştem de bunun üzerine eşofmanı atıp yarrağıyla oynamaya başlamış olmalıydı. Enişteme “sürekli konuşalım ki ben de seni anlıyım, biliyosun göremiyorum” dedim. O da “tamam, hadi başla” dedi.

Bunun üzerine “enişte şimdi göğüslerimi birbirine yapıştırıyorum dedim” ve dediğimi yaptım. Göğüslerimi birbirine yapıştırıp okşamaya başladım. Eniştem de “offf, devam et. Muhteşem görünüyor göğüslerin” dedi. Bir süre devam ettim ve göğüslerimi bıraktım.

Sonra “enişte, şimdi sana arkamı dönücem” dedim ve arkamı döndüm. “Nasıl bikini altım güzel mi?” diye sordum. O da “evet, çok güzel. Offff” diye beğendiğini söyledi.

Enişteme “Şimdi muhteşem bişi yapıcam, enişte. Ama korkuyorum kendini tutamayıp akıtıcaksın diye” dedim. O da “napıcaksın?” diye sesi titreyerek sordu.

Ben de “yaptıkça görüceksin” dedim.

Ve enişteme tarif ederek söylediklerimi bir bir yaptım.

“Enişte şimdi gözlerim bağlı olduğu için etrafı göremiyorum ve sehpayı bulmaya çalışıyorum. Hah işte burda. Şimdi sehpaya çıkıyorum” dedim.

Eniştem “ooffff, Nesrin” diye inledi.

Sonra “şimdi sana muhteşem götümü dönüyorum, enişte. Ama vücudum dimdik. Gözlerin eminim şu an muhteşem götümde. Şimdi bacaklarımı biraz açıyorum. Ayak bileklerim muhteşem görünüyor, değil mi?” diyerek söylediklerimi yaptım.

Eniştem “muhteşemsin, Nesrin. Yarrağım taş gibi oldu” dedi. Bunun üzerine “şimdi dizlerimi biraz kırıyorum ve hafifçe öne doğru eğiliyorum, enişte. Götüm nasıl görünüyor?” diye sordum.

O da “muhteşem ötesi bir götün var, Nesrin” dedi. Kendisine teşekkür ettim. “Enişte, şu an eminim gelip götümü koklamak istiyorsun, di mi?” diye sordum.

O da “evet, canım. Şu an en çok istediğim şey o” diye cevap verdi. Ben de “önce biraz daha muhteşem götümü, bacaklarımı ve ayaklarımı seyret ondan sonra” dedim. Eniştemi daha çok azdırıp daha fazla döl akıtmasını sağlamak için böyle şeyler yapıyordum.

Bir süre daha beni seyrederek otuz bir çeken eniştem “hadi, Nesrin. Nolursun, Muhteşem götünün muhteşem nemini koklat artık bana” diye yalvardı bana. Ben de eniştemi zevkten kudurtup daha çok akıtmasını sağlayacak sürprizi uygulamaya koyuldum.

“Tamam, enişte. Muhteşem götümü koklamana izin vericem ama hemen diil. Göz bantlarından biri sende dursun yanlız” dedim. O da şaşırmış bir şekilde “neden canım?” diye sordu. “Sen al, anlıcaksın neden olduğunu” diyerak yanıtladım. Ve ikisi de gözümde olan bantlardan birini çıkartıp ona fırlattım.

Eniştem “Tamam, Nesrin. Gelip koklicam şimdi muhteşem götünü, dayanamıyorum” dedi. Ben de “hayır, enişte. Henüz değil. Ben sana söylücem” dedim.

“Şimdi sana tarif ediyorum, enişte, nerede ne yaptığımı” dedim. O da heyecanla “evet, canım, hadi” dedi.

“Enişte şimdi sehpadan iniyorum ve sehpayı kenara doğru ittiriyorum. Şimdi halının üzerinde domalıyorum. Evet şu an domaldım. Nasılım?” diye sordum.

O da “offff, Nesrin, muhteşem domaldın yine. Biraz önce şortla domalmıştın, götünün hatları ve arası bu kadar net değildi. Şimdi inanılmaz” dedi.

“Teşekkür ederim, enişte. Götümü koklamana az kaldı. Şimdi göz bandını tak hadi” dedim. O da “taktım, canım. Neden olduğunu anlamadım ama” dedi.

Ben de “şimdi sana yaptığım tariften anlayacaksın” dedim. “Enişte şimdi aynı şekilde domalmış haldeyim. Ama seni kudurtmak için muhteşem bir şey yapıyorum ve bikinimin altının ipini çözüyorum. Evet, çözdüm. Şu an götümü kapatan hiçbir şey yok” dedim.

Eniştem “inanamıyorum, Nesrin. Harikasın. Demek bunun için gözümü kapattırdın” dedi.

Ben de “evet, enişte. Sana götümü gösteremem tabii ki” dedim. O da “haklısın, canım” diye yanıtladı.

“Enişte şimdi gelip götümü koklayabilirsin hem de arada hiçbir engel yok” dedim. O da “offff, Nesrin hemen geliyorum” diyerek yerinden kalktı.

Enişteme “şimdi sen de diz çök ve koklaya koklaya götümü bul, enişte” dedim. O da derin nefesler çekerek benim, daha doğrusu muhteşem götümün nerede olduğunu bulmaya çalışıyordu.

“Offf, Nesrin. Neredesin?” diyerek aramaya devam etti ve en sonunda götümün sol tarafında nefesini hissettim. Enişteme “enişte sol kalçamın hemen oradasın. Birazcık sağa doğru gel” dedim. O da hemen dediğimi yaptı.

“Nefesini hissediyorum, enişte. Tam götümün üst ucundasın. Nasıl güzel mi?” diye sordum. O da “evet, Nesrin, çok güzel” diyerek koklamaya devam etti.

“Enişte şimdi biraz aşağı in hadi, tam göt deliğimi kokla” dedim. O da “evet, offff” diyerek oraya geldi.

Tam göt deliğimde eniştemin nefesini hissediyordum. Eniştemin çektiği derin nefeslerin sesini de duyuyordum. Eniştem her nefeste ohhh diye inliyordu.

Enişteme “Ellerimi kalçalarıma götürüp ellerimle götümü iki tarafa doğru açıcam, enişte” dedim. O da “hadi canım, hadi aç göt deliğini” diyince söylediğimi yaptım. Eniştem biraz daha kokladıktan sonra “göt deliğinden muhteşem bir koku geliyor, offff, dölümü akıtmama az kaldı, Nesrincim. Hadi bikinini giy ben de gözlerimi açıyım” dedi. Ben de “Tamam, enişte” diyerek ayağa kalktım.

Zaten elimde olan bikinimin altını giydim ve enişteme gözlerini açabileceğini söyledim. Bunun üzerine eniştem de gözlerini açtı.

Az önce enişteme götümü koklatmak için domaldığım halının üzerinde diz çöktüm. “Dölünü ağzıma fışkırtman için burası uygun mu sence enişte?” diye enişteme sordum. O da “canım çok fazla döl fışkırtıcam galiba, o yüzden en iyisi şu cam sehpa önünde dursun, yere dökülmesindense sehpaya dökülür” dedi.

Bunun üzerine eniştem cam sehpayı önüme getirip koydu. Ben de olduğum yerde diz çöküp tavana bakar gibi durdum ve enişteme “akıtmana ne kadar kaldı, enişte?” diye sordum. O da “şimdi yarrağımı okşamaya başlıcam ve ondan sonra en fazla 30 saniye sürer” dedi. Ben de enişteme “enişte yanlış anlamazsan ağzıma akıtman için sana yalvarmak istiyorum” dedim. Yalvarırken söyleyeceğim şeyler eniştemi daha da azdırır ve biraz daha fazla döl akıtır diye düşünmüştüm.

O da “ciddi misin, canım, bence de güzel olur” deyince ben de “hadi o zaman, enişte” diye yanıtladım.

Eniştem yarrağıyla oynamaya başlayınca ben de ona “enişte, sana yalvarıyorum, lütfen sıcak döllerinin hepsini ağzıma akıt, enişte, hadi lütfen fışkırt bütün sıcak dölünü, nolursun enişte, döllerini yutmak istiyorum, lütfen” diye yalvarmaya başladım.

Bunun üzerine eniştem “akıtıcam canım ağzına şimdi, çok az kaldı” dedi. Ben de “hadi enişte, akıt yalvarıyorum sana” deyince eniştem “akıtıyorum, ağzını iyice aç canım” dedi. Bunun üzerine yalvarmayı kestim ve ağzımı biraz daha açıp beklemeye başladım.

Eniştem bir süre sonra “offfffff, akıtıyorum” diye inleyerek ağzıma fışkırtmaya başladı. Dölü ilk önce boğazıma fışkırdı, ikinci ve üçüncü fışkırma damağıma, dördüncüsü de dilime geldi. Artık bitti diye düşünürken eniştem inlemeye devam ederek üç kere daha ağzıma fışkırttı. Ağzım sıcak dölleriyle dolmuş ve eniştemin de söylediği gibi biraz taşmıştı.

Eniştemin akıtmasının artık bittiğini anlayınca ağzımdaki sıcak döllerini yutmaya başladım. Ağzım o kadar çok dölle dolmuştu ki ancak üç yudumda yutabildim.

Eniştemin deminden beri oturduğu kanepeye yığıldığını işittim. Hala daha nefes nefeseydi. Ona “enişte yarrağını kapattıysan gözlerimi açıcam” dedim. O da “tamam açabilirsin, Nesrincim” dedi.

Bunun üzerine gözlerimi açıp enişteme baktım. Eşofmanını giymemiş ancak yarrağının üzerine koymuştu. Sonra gözüm önümdeki sehpaya takıldı.

Cam sehpanın üzerinde yuttuğum kadar çok olmasa da oldukça bol miktarda döl vardı. Eniştem şaşkın şaşkın baktığımı görünce “canım onlar ağzında taşanlar ve benim fışkırtmadan akıttıklarım” dedi.

Bunu duyunca “inanamıyorum, enişte. Gerçekten muhteşem fışkırttın. Harikasın” dedim.

O da “beni öyle azdırdın ki canım, böyle olması gayet normal, hadi sehpanın üzerindekileri de yala” dedi. Zaten onları ziyan edecek değildim. Hemen sehpanın üzerine eğilip oradaki sıcak dölleri de soğumadan yaladım ve yuttum.

Sehpanın camından yüzüme bakıp yanaklarımda ve çenemde kalan dölleri de parmaklarımla toplayıp ağzıma götürdüm ve yuttum.

Eniştem beni şöyle bir süzdü ve “hepsini yuttun, canım, hiç ziyan olmadı, muhteşem döl yutuyosun” dedi. Ben de “o kadar muhteşem fışkırtacağını düşünmemiştim, enişte. Çok teşekkür ederim beni kırmayıp sıcak döllerini ağzıma akıttığın için” dedim.

O da “rica ederim, canım. Ben senin eniştenim, her konuda ve ihtiyacında Pelin’in kuzenlerine yardımcı olmak benim görevim” dedi.

Bu kısa sohbetimizin üzerine geceliğimi giymek üzere odama gittim ve giyinip enişteme iyi geceler demek için salona döndüm.

O da tekrar eşofmanını giymişti. Enişteme “iyi geceler, enişte, ben yatıyorum” dedim. Onun da “iyi uykular, canım” demesi üzerine odama gidip yatağıma girdim. Çok geçmeden uykuya dalmışım.