Posts Tagged ‘kilotsuz mini etek giyen kızlar’

19
Eyl

komşu kızı 17 lik lolitayı sikişim-1

by admin in Komşu Sex Hikayeleri

Merhaba Arkadaşlar. sexhikayeleri31.com sitesinin müptelalarından biriyim ve günlük takip ediyorum. İsmim Tolga, 1.70 cm boyunda ve 75 kiloda, antalyada Bağlama (Saz) kursu verdiğim bir dükkanım var. Yaklaşık 20 yılı aşkın antalyanın değişik semtlerinde bağlama hocalığı ve müzik aletleri satarak hayatımı idame ettirmekteyim. Evliyim ve 2 çocuğum var. maddi durumumda iyi sayılır derecede.

Oturduğumuz apartmanda da hatırı sayılır biriyim. Neredeyse her akşam bir komşumuza gider veya bizim gitmediğimizde onlardan birileri bize gelirler. Bir gün yine komşularımızdan Mehmet bey ve eşi Gaye hanım bizlere gelmişlerdi. 17 yaşında da Buse isminde bir kızları var. Sohbet ederken ve çaylar içilirken Gaye hanım bana, “Tolga Bey, kızım Buse tutturdu illa da Saz öğreneceğim diyor, sesi de çok güzel, bir dinlesen, sen bilirsin müzik kulağı varmı yokmu, öğrenirmi öğrenemezmi, elli defa diyoruz kızım Lisede son senen, önünde geleceğin var, sınavlara hazırlan, ders çalış diyoruz, ama bizi dinlemiyor.” dedi. Ben de “Gaye hanım, ben genelde okuyanların Bağlama kursuna gelmesini istemiyorum, Bağlama çalışmayınca olmuyor, dolayısıyla da derslerle birlikte yürümüyor.” deyince kızı Buse yanıma gelip yanağıma bir öpücük kondurarak, “Neolur Tolga amca, inan çok istiyorum Bağlama çalmayı ve öğrenmeyi!” dedi. Annesi de ısrar edince, “Peki, ama bir şartla! Sadece Cumartesi ve Pazar akşamları, ama sizin evde ama bizim evde!” dedim. Buse, “Oleyyy!” deyip yanağıma bir öpücük daha kondurdu. Sesini de dinledim çok şahane bir sesi vardı, belli olmaz geleceğin yıldızlarından biri de olabilir diyerek kabul ettim.

Ertesi günü ona Dükkanımdaki Sazlardan birinin tellerinin hepsini gevşeterek akortlarını bozdum, getirip evlerine çıktım. Buse sevinçten uçuyordu. Annesi Gaye hanıma Bağlamayı teslim ettim ve “Buse Cumartesi akşama kadar bunda biraz çalışsın!” deyip oradan çıkıp üst kata evime geldim. Cumartesi akşamı Buse bize geldi ve “Tolga amca, Annem çay filan yaptı, Tolga amcan ve yengen gelsinler çay içelim, hem siz de bağlama çalışırsınız dedi!” dedi. “Tamam!” deyip hanımla 10-15 dakika sonra Gaye hanımlara indik. Hoş beşten sonra Buse de üzerinde bir mini etek ve askılı Badi ile salona geldi. Onunla da selamlaştıktan sonra, Gaye hanım, “Tolga bey, siz Buse’nin odasında çalışın, ben size istedikçe çay getiririm!” dedi. Biz de bağlamayı alarak Buse’nin odasına geçtik…

Buse 1.65 boylarında, dolgun kalçalı, ince belli, dolgun göğüslü, Kahverengi gözlü, uzun sarı saçlı (boya olsa gerek) bir kız. Buse’nin yatağının üstüne oturup ben bağlamayı akortlamaya başladım. Buse de heyecandan yanıma sokuldukça sokuluyordu. Bolca kullandığı Parfümünü ve teninin kokusunu içime çekerek akortlamayı bitirdim ve Bağlamanın bacak üstünde duracağı yeri, Klavyenin tutuluşunu, Mızrap (Tezenenin) tutuluşunu göstererek Bağlamayı Buse’ye verdim. Elleri tir tir titriyordu heyecandan. Bağlamanın gövdesi dursa Klavye düşüyor, Klavyeyi doğru tutsa gövdesi bacağından kayıyordu. Anlaşılan işimiz zordu. “Heyecana gerek yok, derin nefes al ver!” deyip, elimi bacağının üstüne koyarak, “Bağlamanın gövdesi burda duracak…” deyip karnına elimi dokundurarak, “Bu kısma da Bağlamanın arkasını dayayacaksın. Kolunu bağlamanın üstüne koyarak, bileğini de büküp Tezeneyi bilekten sallayarak bütün tellere aşağı yukarı vuracaksın!” dedim ve Klavyede de notaları ve notalara karşılık gelen parmakları gösterdikten sonra Buse çalışmaya başladı…

Arada bacağından saz kayıp gidiyor, ben elimi bacağının üstüne koyup, “Bağlamayı tam buraya koyacaksın!” dediğimde, kafasını kaldırıyor ve manalı manalı gözlerime bakıyordu. “Ne oldu?” dediğimde de, “Elin bacağıma değince içim bir hoş oluyor…” dedi. Ben de gülümseyerek ve biraz da gırgıra alarak, “Bacaklara, karnına, göbeğine ve ellere değdirmeden bu işi öğrenemezsin!” deyince, ikimiz de kahkahayı bastık. Ben yine gülümseyerek, “Hem böyle giderse ben daha senin bu güzel bacaklarına çok ellerim!” dedim. “Gerçekten güzel buluyormusun bacaklarımı?” diye sordu. “Lafı mı olur, şunlara baksana sütun gibi, her erkeğin aklını baştan alan cinsten!” dedim. “Çok mu beğeniyorsun beni, yoksa iltifat olsun diye mi söylüyorsun bunları?” dedi. “Ne iltifatı, aklımı başımdan alıyorsun, günlerdir gece rüyalarımda, gündüz hayallerimdesin!” dedim. Buse, “Biliyormusun, ben de senden çok hoşlanıyorum, bağlama öğrenmeyi de sırf sana yakın olayım diye istedim. Bayılıyorum sana, ama bir türlü söyleyememiştim, artık içim rahat, gerisi sana kalmış!” dediğinde elimi yine bacağının üstüne koyarak Kiraz dudaklarına yapıştım…

Dudakları heyecandan titriyordu. Bağlamayı kenara koyup, elimi eteğinin altına sokup bacak arasına götürdüğümde, apış arası alev alev yanıyordu. Zilli içine bir de küçücük Tanga Külot giymiş. Tangasının üzerinden amını oynadıkça dudaklarıma daha bir şevkle yapışıyor, arada bir hırsından ısırmaya çalışıyordu. Elini pantolonumun önüne attıp kazık gibi olmuş yarağımı hissedince ve gözlerini iyice açtı ve “Mmmmhhh…” diyerek dudaklarımı vantuz gibi emmeye başladı. Bende boş durmuyor amını külodunun üstünden oynayıp duruyordum. Külodunun içine elimi sokup yeni tıraş ettiği amına değdiğimde amının vıcık vıcık olduğunu hissettim. Amcığı ile oynamalarımı hızlandırdığımda, Buse derin nefes alarak ve “Immgghh ımmghhh!” diye garip sesler çıkararak ve kendini oturduğu yerden ileri geri yaparak, adeta böğürerek desem yeridir, parmaklarıma doğru boşalıp, elimi apış arasına sıkıştırıp, dudaklarımı ısırmaya başladı. “Dur ne yapıyorsun, dudaklarımı morartacaksın!” dedim. Tam o sırada, annesi salondan seslendi, “Tolga bey, çay getireyim mi?” diye. Hemen toparlandım ve bağırarak, “Evet Gaye hanım, iyi olur!” dedim…

Biraz sonra Gaye hanım kapıyı çalarak çaylarımızı getirdi ve “Nasıl gidiyor çalışma, bir ümit var mı? Kızım öğrenebilecek mi?” dedi. Ben de, “Beklediğimin üstünde bir yetenek var. Bir iki haftaya kalmaz parça çalmaya başlar!” dedim. Gaye hanım da sevinerek, “Hadi bakalım size kolay gelsin, iyi çalışmalar!” diyerek odadan çıktı. Bir kaç dakika sonra Buseye, “Ee küçük hanım, sen boşaldın rahatladın, ben ne olacağım?” dedim. Buse de, “Kolay!” diyerek fermuarımı açtı ve kazık gibi yarağımı çıkartarak, “Aboooww! Nu ne yaaa kürek sapı gibi!” diyerek yalamaya başladı. Orospu işini iyi biliyordu, kesin tecrübesi vardı, “Nerden öğrendin böyle yalamayı?” dedim. “Nerden öğreneceğim, Pornofilmlerinden!” diyerek yalamaya devam etti. Yarağımı yalamıyor, adeta kemiriyordu. Arada bir dişliyor, sonra alabildiğince tekrar ağzının derinliklerine kadar sokuyordu. Ben de salondakiler şüphelenmesinler diye arada Bağlamanın tellerini tıngırdatıyordum. Bir 10 dakika kadar bu şekilde yaladıktan sonra dayanacak gücüm kalmadı ve saçlarından tuttuğum gibi yarağıma doğru bastırıp hepsini ağzının içine sokarak ağzına bir volkan gibi boşalmaya başladım. Döllerim gırtlağına fışkırdıkça Buse öğürmeye başladı. Bırakmıyordum, “Yut hepsini!” diyerek bütün döllerimi yutana kadar yarağımı ağzından çıkarmadım. Biraz sonra ağzından çıkartıp geri kalanını da yalattıktan sonra, “Güzelmiydi?” dedim. “Çok güzeldi, hep filmlerde görür merak ederdim, harika bir tadı varmış!” deyip dudaklarımdan öptü ve toparlandık.

Bir iki hafta boyunca Buse bize geldi, ben onlara gittim. Derken yine bir hafta sonu Annesi bize gelerek, “Tolga bey, biz İstanbula gideceğiz, Buse sırf Bağlama öğreneceğim diye gelmiyor. O Biz yokken de kimseye gitmez, öyle de bir huyu var. Biliyorum size zahmet olacak ama, bizim evde çalışabilirmisiniz?” dediğinde, benden önce eşim söze atılarak, “Ne zahmeti Gayeciğim, olur mu öyle şey, altı üstü bir kat aşağı inecek. Siz merak etmeyin!” dediğinde dünyalar benim olmuştu. Cumartesiyi dört gözle bekledim. Bu arada Buse sürekli SMS gönderiyor, “Cumartesi sana sürprizim var, çok bekletme erkenden gel!” diyordu. Cumartesi akşamı eve geldim, duşumu aldım, etek traşımı oldum, yemeğimi yedim ve bir iki barak çaydan sonra Buse’nin yanına indim. Hanıma, “İstersen sen de gel!” dedim. Hanım da, “Ben ne yapayım orda şimdi, zangır zungurkafam şişer, sen git, belki ben yatarım.” dedi. Hanımla vedalaşıp aşağı indim ve Buse’nin ziline bastım…

Kapı açıldı, aman Tanrım o da ne, karşımda bir afet. Beni dantelli bir Sütyen ve bir Tanga Külotla karşılamasıyla, elimden tutup içeri çekmesi bir oldu. Kapıyı kapatıp hemen boynuma atıldı ve dudaklarıma yapıştı. Bir yandan da yırtarcasına üstümdekileri çıkartıyordu. Bir anda koridorda çırıl çıplak kaldım. Oradan salona geçerek bunu tuttuğum gibi koltuğa yatırdım ve ben de onun Sütyen ve Külodunu parçalarcasına çıkartıp, dudaklarına yapıştım. Oradan boynuna indim, yalıyordum her yerini. Memelerine geldiğimde, taş gibi memelerini emmeye, sıkmaya başladım. Birini sıkıyor, diğerini emiyor, biraz sonra da diğerine geçiyordum. O da boş durmuyor başımı elleriyle bastırıyordu. Oradan göbek çukurunu yalayıp, bacaklarını ayırarak, yeni traş ettiği kaymak gibi amına dilimi dayadığımda, Buse çıldırmaya başlamıştı. Eliyle başımı amına bastırıp, “Immmm… Ohhhhh…” diye diye ve kasıla kasıla boşaldı…

Amının bütün sıvılarını yalayıp yuttum. Parmaklarımla amının dudaklarını iki yana ayırıp tekrar yalamaya başladım. Kalçasını altımda bir oyana bir buyana sallıyor, durmaksızın, “Yala aşkımmmm! Ohhhhh, devam et aşkımmm, hadi hadiiii durma yalaaa! Ohhhhh, ımmmmm!” diye inliyordu. Busenin amını ikinci kez boşalana kadar yaladım. Busenin sarsıntıları geçince, saçlarımdan asılarak beni üzerine çekti ve “Hadi gel, gir içime!” dedi. Zonklayan yarağım ıslak amına değiyordu, “Hadi sok! Ne duruyorsun?” dedi. Ben duraksadım ve “Sen Bakire değilmiydin?” diye sordum. “Evet Bakireyim! Önemli mi? Boz beni! Hadi sik beni, çok istiyorum, dayanamıyorum artık!” dedi. “Önemli tabii! Kızlığını evleneceğin adama, kocana saklaman gerekiyor! Dön arkanı, götünden sikeyim!” dedim. “Götümden de siktirecem sana, ama önce yanan şu amımı bir söndür, boz kızlığımı, kocam sen ol! Hep seni kocam olarak hayal ettim! Hadi neolur sok artık, dayanamıyorum, yalvartma beni, gir içime!” demesiyle doğruldum, yarağımı tutarak amına badana çekmeye başladım. Altımda yılan gibi kıvranıyordu…

Buse Bakireydi, fakat nihayetinde ben de bir erkektim. Hangi erkek, bacaklarını ayırmış ve “Sik beni! Kızlığımı boz, kocam ol!” diye yalvaran 17 yaşındaki tazecik Bakire bir amcığa, ne kadar dayanabilir? Busenin gözlerine bakarak, “Eminmisin? Bak içine girdikten sonra pişman olma!” dediğimde, “Ne pişmanlığı yaaa, saçmalama, koy içime, gir hadi, lütfen konuşmayı bırak sok içime, söndür şu yanan amımı!” diye kalçalarını kaldırıp indirerek yarağımın bir an önce içine girmesini istiyordu. “Peki! Günah benden gitti!” diyerek ağzımdan biraz tükürük aldım, yarağıma sürüp, Busenin bacaklarını omzuma alıp, bunu iyice altımda iki büklüm ederek ve yarağımı amına aşağı yukarı bir iki badana çekip deliğine dayayarak birden yüklendim…

Amına köklememle, “Ayyyyy yırttııın, çıkartttt neolurrr, çok acıyor!” diye ağlamaya başladı. Zevkten ve heyecandan kudurmuştum, o anda Feriştahı gelse durduramazdı beni, “Sus amına koyduğumun Orospusu! Sen istiyordun bunu! Sik beni diye yalvarırken başına geleceği bilmiyormuydun?” deyip amına var gücümle girip çıkıyordum. Biraz git gelden sonra amı alışmış olacak ki, ağlaması kesildi ve sadece “Ağıhhh! Ohhhhhh!” diye inlemeye başladı. Yarağım Busenin kızlık kanıyla ve amının sıvılarıyla biraz da olsa kayganlaşmış amına piston gibi girip çıkıyordu. Buse, “Hadi erkeğim devam et! Ohhhh ohhhh! Immmm ımmm! Dünya varmışşş! Sok kocacığım, sik aşkım! Hadi hızlan! Geliyorum! Geliyorum!” demesiyle beni kendisine çekerek bacaklarıyla da belimden kilitleyerek orgazma ulaştı. Buse bana kenetlenmiş, yarağımı amına kıstırmış bir halde sarsılırken, ben de ömrümde hiç boşalmadığım bir şekilde boşaldım. Bütün döllerim içine boşalana kadar bekledikten sonra, Buse bacaklarını ve amının kaslarını gevşetince yarağımı amından anca çıkartabildim…

Biraz dinlenip birlikte duş aldıktan sonra, çıplak vaziyette biraz da bağlama çalıştık. O gece Buseyi 3 defa daha amından siktim ve her seferinde içine boşaldım. Aslında o gece Busenin götünü de sikecektim, fakat kızın amını dağıttığımdan pek hali kalmamıştı ve fazla geç kalmamdan dolayı eşimin de şüphelenmemesi için götünü sikmeyi de ertesi güne bırakmaya karar verdim. Saat 23:45 gibi evime çıktığımda eşimin uyuduğunu fark edip ben de hemen soyunup yatağa yattım sizin msjlarınızı bekliyorum