Posts Tagged ‘sıradışı sex hikayeleri’

7
Eki

karısının köpeği

by admin in Evli Cift Hikayeler

Benim için sıradan bir hafta sonuydu. Öğlen 1 sularıydı. Her zamanki gibi siyah deri kılıflı işkence sehpasına vücudumun her tarafından sıkıca bağlıydım. ************** spordan döner dönmez ayağından çıkarıp ağzıma soktuğu çoraplarından biri ağzımda ve ağzım bantla kapalıydı. Spor ayakkabısı ise burnumu tamamen içine alacak şekilde çorabının diğer teki ile birlikte yüzüme kapalı duruyordu. Son 1 aydır gözlerimi de bağlıyordu. Böylece 5 duyu organımın tamamı başka hiçbirşeyle meşgul olamıyor sadece ve sadece ayağının aromasını tadıp kokluyordum.

Başımı hiç oynatamamam içinse deri sehpaya çakılı iki tahta perde tam başımı içine alacak şekilde konumlandırılmıştı. Kısacası tamamen Hanzadeye yani karıma aittim. Hemen her cumartesi akşama kadar böyle duruyordum. Karımsa içeride arkadaşlarıyla sohbet ediyor ve arkadaşlarıyla güle oynaya hoşça vakit geçiriyordu. Karım normalde akşam saat 7 olduğunda burnumdaki spor ayakkabısını kaldırır içindeki 6 saat boyunca kokladığım ver teri kurumamış olan çorabını ağzımdakiyle değiştirir ve yarım saat daha beni öylece bırakırdı. Böylelikle ayağının ürettiği terin her damlasının bedenime girmesini sağlar ve yarım saat içinde ayağının kokusunun beynimde yarattığı bulanık sarhoşluktan çıkmama da müsade ederdi.

Fakat bu sefer spor ayakkabısını burnuma dayarken en son bana 12 saat demişti. Eğer bu doğruyduysa bu sefer 12 saat böyle bağlı kalacaktım. Akciğerlerim 6 saat ************** ayağının kokusuyla dolu kalabiliyordu. Ama şayet bu 12 saate çıkacaktıysa, bunun sonunu bilemiyordum. Ama yapabileceğim tek birşey vardı. İtaat etmek.

Evliliğimizin ilk bir ayında ona kölelikten hoşlanıyorum dediğimde, beni hiç mahçup duruma düşürmemiş, şakayla ne güzel ben de köpeğim olacak bir erkek arıyordum, bir taşla iki kuş vurdum demişti. Gülüp geçmiştik öylece. Zaman geçtikçe önce ayaklarına masajlar, çoraplarını giydirme, sırtıma çıkıp beni çiğnemesi gibi basit şeylerle kendimi tatmin edip mutlu olmuştum. Ama bir süre sonra dönülmesi imkansız olan bu yola gireceğimi ve hayatımı o müsaade ettiği kadar yaşayabileceğimi düşünemezdim.

Başta hep benim istediklerim oluyordu. Sonra ise artık tamamen Hanzade istiyor ben yapıyordum. Benim değil, tamamen onun istekleri oluyordu. Bir süre sonra bu oyun mu gerçek olduğu bilinmeyen yaşam benim için bir azap olmuştu, çok acı çekiyordum. Karımsa artık benim ondan kaçamayacağımdan emin olduğu için evlenirken aklıma gelmesi mümkün olmayan bütün fantezilerini bana uygulattırıyordu.

En 10 ay önce seks yapmıştık. O günkü rezilliği unutamıyordum zaten. İçine girdiğimde onu aylardır hiç tatmin edemediğimi söylemiş, “Belli oldu senin yerin benim ayağımın altı. Bundan sonra vücudumda ulaşabileceğin en yüksek yer ..tüm olur” demiş ve beni bir kenara itmişti. Sonra seks ihtiyacını nasıl giderdi bilmiyorum. Beni aldattığını düşünmüyordum, en kötü mastürbasyon yapıyordur diye düşünüyordum. Nadiren de olsa ben onun ayağının altında yatarken eliyle kendini tatmin ettiğini görmüştüm.

12 saat demişti.. 12 saat spor ayakkabısı burnumda çorabı ağzımda bu sert sehpanın üzerinde kılımı bile oynatamadığım şekilde kalmak.. Belki hiç kalkamayabilirim diye düşündüm.. Ama beni öldüreceğini sanmıyordum. Sonuçta az da olsa debelenip çaresizliğimi ona hissettirebilirdim. Bana yaptıklarını hiçbir arkadaşına göstermemişti ve anlatmamıştı. En azından ben öyle biliyordum. Olan bitenler sadece ikimizin arasındaydı. Zaten toplumumuz bunu çok zor kabullenirdi. Bunun bilinmesi benim başımdan çok onun başına dert açardı. Gerçi artık neyin gerçek neyin yalan olduğunu karıştırır hale gelmiştim. Saat 9’a geliyordu ve ben ************** ayak kokusuna ve çorabının artık acı veren tadına mahküm şekilde, çaresizce insafa gelip beni artık çözmesi için yalvaracak pozisyonda durup bekliyordum.

Kapının aralandığını duydum, Hanzade arkadaşlarını yolculamıştı. İçeri girdi ve elbise dolabını karıştırmaya başladı. Üzerine bir şeyler deniyordu. Sanırım dışarı çıkacaktı.. Ama nereye. Beni çözer de giderdi heralde.. Yada, yada düşünmek bile istemiyordum.. Öylece bırakıp gidecek miydi?! Birden ağzımdaki bandajı sertçe çıkardı. Böyle yapar yapmaz ağzımdaki çorabı dilimin yardımıyla dışarı atıvermek isterdim ama son yaptığımda yediğim dayağı unutamıyorum. Vucudumun muhtelif yerlerine tam 100 kez kamçıyla var gücüyle vurmuştu. Kaba et dinlemeden her yerime. Artık benim vucudumla ilgili herşey onun tasarrufundaydı.

Ağzımdaki çorabı çıkarmak isteyip istemediği ne malumdü ki. Ama tam bir Dakka sonra ağzımdan artık emmekten boğulacağım çorabını çıkardı. Sanırım beni çözüyordu. Ama devamı gelmedi. Üzerinden bir şeyleri daha çıkardı. Ve bana sordu “Susadın mı?” Bu bir soru değildi aslında. Bu soruya vereceğim her cevap aynı sonuca götürecekti beni. Başıma gelecekleri tam kafamdan geçirirken. Karnımın tam ortasına bir ayak darbesi indirdi ve tekrarladı. “Susadın mı diye sordum aşağılık yaratık”. Ben de kuruyan boğazımdan zorla çıkardığım ince ses tonumla iki sözcükle devam ettim. “evet sahibem” Hanzadenin cevabı her zamanki gibi oldu. “Bugünkü şarap çok hoşuna gidecek öyleyse”.

Az sonra yapmaktan nefret ettiğim bir şey bana yaptıracaktı. Gençliğimde bir kadının idrarını içmeyi düşünmek bile erkeklik organımın hemen sertleşmesine sebep olurdu. Son dokuz aydır hemen her gün en az bir öğün Hanzadenin çişini içmek aslında benim gibi fetişistlere ders olması gereken bir cezaydı. İdrar içmek bırakın zevkli olmayı, ikinci yudumdan sonra boğazınızın yanması bile idrarın usulca yemek borunuza inerken yaşattığı mide bulantısını bastırmıyordu.

Hemen bir dakika geçmeden Hanzade deri sehpanın üzerine çıktı. Suratımdaki ayakkabıyı çıkartacağını düşünmüştüm. Ama öyle yapmadı. İki bacağını başımı ortalayacak şekilde konumlandırdı. Hafif dizlerinin üzerine çeker şekilde durup birden ağzımın içine doğru plastik bir boru soktu. Bu boru değildi aslında. Orta büyüklükte bir huniydi. Huni karım ağzıma işerken idrarının bir damlasının bile etrafa sıçramamasını sağlıyordu. Etrafa idrarın sıçramamasını sağlaması gereken ikinci eşya ise bendim. Biraz debelenmem, ya da yudumları doğru zamanda almamam dahi idrarının ağzımdan saçılmasına sebep olabilirdi. İşte bu Hanzadenin hiç hoşlanmadığı bir şeydi ve cezası çok ağırdı. Bazen sıçratayım sıçratmayayım bu cezayı bana veriyordu.

Bunu ilk yaptığında adeta şoka uğramıştım ve o gün artık dibe vurduğumu düşünmüştüm. Karım her zamanki gibi huniye aralıksız işiyor bense yudumları etrafa saçmamak için kontrollü bir şekilde yutuyordum. Bir an boğazım düğümlendi ve öksürdüm. Tabi idrar tamamen etrafa saçılmıştı. Hanzade çok sinirlendi. İlk işi suratımın ortasına sert bir tokat atmak oldu, sonra hırsını alamadı elinin tersiyle iki üç dört tokadı sıraladı. “Şimdi işini bitireyim de gör seni gereksiz yaratık!!” diye bağırmıştı. “Sen bunu çoktan beri hak ediyordun pislik” Pişman edicem!!” diye sonunu getirdi. Özür dilemeye vakit kalmadan emretti “aç ağzını!” “iyice aç!” Şaşkındım, çünkü zaten ağzım açıktı ve gerçekten ne olacağını bilemiyordum. Zayıf bir ihtimal vardı ve o ihtimali düşünmek bile beni çok korkutuyordu. Gözlerim bağlıydı her zamanki gibi. Ama başımı ortasına alıp iki dizi üzerinde çömeldi.

Sanırım ..tünü dilimle temizletecekti. Ama bu kadar bağırmanın arkasından belki onlarca kere yaptığım basit bir şeyi isteme ihtimali zayıftı. Sanırım başta aklıma gelen ve düşünülmesi o çok zayıf ihtimal gerçekleşecekti ve kalbim korkudan aşırı hızlandı. Adrenalinin etkisiyle yalvardım “ Yapmaa – Yalvarırım – Hanzadee” dedim. O kadar zor durumdaydım ki ağzımdan “sahibem” kelimesi bile çıkmamıştı. Bu gerçek bir yalvarmaydı… Ama ************** durmayacağını anladım. Önce ayağa kalktı, boğazıma bastırıyordu. “Hanzade haa!!” Sen kimsin beni ismimle çağıracak!!!” “Kimsin!!” diye bağırdı ve sonra suratımın tam ortasına ayağıyla çok sert bir darbe indirdi. Burnum kanamıştı. O an ölmüş olmak ve az sonra yaşayacaklarımı hiç yaşamayacak olmak istedim. Ama yaşayacaktım ve bunun da bir son değil aslında bir başlangıç olduğunu anlayacaktım.

Tekrar başımı ortaya alıp, başımın üstüne doğru çömeldi. “Aç ağzını aaçç!!” diye bağırdı. En azılı düşmanının eline düşmüş bir savaş kölesi gibi ağzımı sonuna kadar açmıştım ve bekliyordum. Ağzımı kaparsam beni öldüreceğini söylüyordu. Az önce suratımın ortasına yediğim tekmenin şiddetini ve ************** sinirini de hesaba katınca direnmemenin doğru yol olduğunu seçtim. ..öt deliğini ağzıma ortaladı. Ve ıkınmaya başladı. Daha ilk çıkan gaz bile durumumun ne kadar vahim olduğunu bana anlatmaya yetmişti. Az sonra ************** – Hanzadenin bokunu yiyecektim. Çocukken arkadaşlarımla yaptığım şakalaşmalar geldi aklıma. “bok ye” – “esas sen ye” diyip birbirimize hakaret ederdik. Öyle ya bok yemek kadar kötü bişey olmazdı. Geçmiş bir tarafa ben az sonra çocukluğumun şakasına karım tarafından tabi tutulacaktım. Evet bok yiyecektim. Ikınması sürüyordu. Ben ise zihnimden tadını düşünüyordum.

Daha önce yediğim kötü kokulu hiçbirşeyin güzel bir tadı olduğuna rastlamamıştım. Üstüne üstlük bok tüm dünya tarafından kirli ve pis bir şey iken nasıl olup tadı en azından yenilebilir kadar olabilirdi ki?. Belli ki bir kez daha dibe vuracağımı anlamıştım. Bundan sonra bir arkadaş veya aile ziyaretimizde karım hoşuna gitmeyen bir laf ettiğimde pis pis yüzüme bakacak “sana evde göstericem ben, bokumu yedireyim de bakalım bi daha böyle konuşabilecek misin” diyen gözlerle beni süzecekti.. Bütün bunlar daha Hanzadenin bokunu yemeden aklıma gelenlerdi.. Gözlerim bağlı olduğundan ************** bokunun ağzıma ne zaman düşeceğini kestiremiyordum. Ama bir kokuyla beraber bir kitlenin ağzıma yaklaştığını anlamıştım. Karım son kez bağırdı “aç ağzınııı pislik!!” ve bunları der demez ************** boku açık ağzımdan içeri doğru süzülmeye başladı.

Bokunun ilk parçasının ağzıma tamamen girmesi 3 saniye kadar sürdü. Tamamen ne olacağını şaşırmıştım. Ağzım açık hareketsiz bekliyordum. Henüz dilimin sadece ortasıyla aldığım tadı ise anlatamam. Çocukken neden birbirimize “bok ye” diye hakaret ettiğimiz şimdi çok iyi anlıyordum. Bunun kadar kötü bir tad olamazdı. Hatta kusacağımı ve ortalığın birbirine gireceğini düşünmüştüm. Fetişistken bok yemeyi hayal edenlere şaşırmazdım. O da bir çeşit aşağılanma isteği der geçerdim. Ama o fetişistlerin 1000’de biri bile eminim buna dayanamazdı. Bu başa gelmeyince anlaşılmayan bir duyguydu ve ben hiç istemememe rağmen başıma gelmişti. ************** boku ağzımdayken bir iki kez öğürdüm ama yaklaşım 7 saattir yemek yemediğim için kusma gelmedi. Karım ise dizlerinin üzerinde bana gülerek bakıyordu. Birden bağırdı “sana ye diye bağırdığımda hemen üç lokmada yutacaksın bunu – anladın mı!!” Ben zaten konuşamıyor ve kendimken geçmiş vaziyette Hanzadeye teslim olmuş bakıyordum. Başımı oynatamıyordum. Tek şansım dilimle boku dışarı itmek ve birazından kurtulmaktı ama buna yeltendiğimi hisseden karım “sakın – sakın aklından bile geçirme – sakın!!” diye korkutucu bir ses tonuyla bağırdı.

Bu ses tonu beni gerçekten korkutmuştu. Hanzadenin yapabileceklerinin sınırı olmadığını bugün anlamışken daha da direnmenin anlamsız olduğunu anladım. Ağzımda duran boka dilimi hafifçe sürttüm. Hani çocukken sevmediğini bir ilacı size verdiklerinde bir lokmada yutup kurtulmak istersiniz ya. Bir an aynısını yapabilir miyim diye aklımdan geçirdim. Hazırladım kendimi ve ************** emrini bekledim.. Karım bir dakika daha benim çaresizliğimi izledi – “bundan sonra her gün 2 öğün yedireyim de gör diye gülerek bana seslendi” Artık dayanamayacak durumdaydım.. Emri bekliyordum. Karım “Yutt!!” diye bağırdı. Ve ben üç lokamda ağzımdaki boku bütünüyle yuttum. Sonra tam 3 kere öğürdüm. Bokun tamamı boğazımdan gitmemişti. Nefes almakta zorlanıyordum. Bir kere daha zorladım ve kalan kısmı da yemek boruma doğru ittirdim. Hanzadenin boku mideme doğru süzülüyordu ve artık bok yiyen bir köle olmuştum.. Hanzade gülerek “ikinci partiye hazır mısın” dedi. “Doymamışsındır eminim” diye ekledi. Hemen “sahibem yalvarırım, yalvarırım, beni bağışlayın, bundan sonra hiç olmayacak, çişinizi saçmayacağım, yalvarırım inanın” diye defalarca yalvarışlarımı yineledim.

Hanzade bana acımıştı bunu anladım. Ve beni öylece bırakıp odadan çıkarken, sessizce şunu söyledi. “Bunu da sevmeye alışacaksın..” Ve bugün Hanzadenin ortalama üç dört günde bir yediğim bokunu yemek artık benim yaşamımın itiraz edemeyeceğim bir parçası olmuştu..

Beynimden ************** bokunu yediğim bu ilk gün hızlıca geçmişti ve o ana geri döndüm. Hanzade ağzıma huni üzerinden işemeye başlamıştı. Yudumları teker teker alıyordum. İki yudum biriktirmek tehlikeliydi. Çünkü ağzımdan saçılma ihtimalini artırıyordum. Karım çişinin şiddetini zaman zaman bilerek artırıyordu, yetişemeyip ağzımdan bir damla dışarı süzülmesi bile işimi bitirecekti. Nihayet ************** çişi bitmişti ve ben sanki olimpiyatlarda koşu rekor kırmış bir atlet gibi bir damlayı bile dışarı saçmadan ************** tüm idrarını içtiğim için garip bir başarı hissine kapılmıştım. Başarıya bakınız.. İnsan hayatta neyin başarı olacağını hiç bilemiyor gerçekten..

Hanzadenin de bugün bana bokunu yediremeyecek kadar acelesi olduğunu gördüm. Üzerimden hemen kalktı ve ağzıma bu sefer ayağından yeni çıkardığı külotlu çorabını parmak uçlarından başlayarak yerleştirdi. Bütün gün arkadaşlarıyla birlikteyken bu çorabı giymişti ve elbette aslında terinin tadı çoraba da sinmişti. Ama çişinin tadından bu tadı alamadım. Külotlu çorap biraz büyükçeydi ve tamamı ağzıma girdiğinde boğulacak gibi oldum. Hala bağlıydım ve çaresiszliğimi kendim görsem kendime yardım edecek kadar zor durumdaydım. ************** spor ayakkabısının ve içindeki çorabının kokusu artık akciğerlerim ve nefes borum bir tarafa tüm benliğimi kaplamış ve bayıltmaya hazırlamıştı. Bir spor ayakkabı burnunuza geçirilmişken hızlı hızlı nefes aldığınızda ayak kokusu yakıcı bir hal alır ve sizi bayıltacak kadar rahatsız edebilir. Bunu çoğu fetişist bilmez, ayak kokusunu sanki bir ödülmüş gibi ciğerlerine çekerler. Ama acı çekerken peşepeşe derin nefes alırken koklasınlar da bir görelim.

Bir anda önce odanın sonraysa evin kapısı ard arda kapandığını duydum ve işte o an şimdi bittim dedim. Belim dümdüz sehpanın üzerinde durmaktan, boynum ise zeminin sertliğinden çok kötü ağrıyordu. Bir an Hanzadenin 12 saat dediğini hatırladım. Tahminen 12 saatin dolmasına iki saat kalmıştı. Dayanabilecek miydim? Sanırım evet. Ama beni çözdüğünde en az 1 saat kendime gelemeyeceğim kesindi..

2 yıl öncesini ilk evlendiğimiz günleri hatırladım. Karımla Pazar yürüyüşyen sonra eve döndükten hemen sonra karım banyoya girer, çoraplarını çıkarıp çamaşır sepetine atardı. Sonra ellerini yüzünü yıkar dışarı çıkardı. Bende sanki bir rutinmişcesine hemen arkasından banyoya girer. Uzunca bir süre çıkmazdım. Karım benim tuvalette olduğumu düşünürdü. Bense hemen çamaşır sepetinde bulacağımdan emin olduğum altını – Hanzadenin terli çoraplarını- kapar heyecanla burnuma götürür delicesine koklardım. Kendimi tatmin ettikten sonra da çorapları usulca yerine koyar dışarı çıkardım. Bugünkü durumda tam 12 saat o çorapları kokluyordum ve çok farklıydı. Bazen beynim düşünmeyi bile bırakıyor tamamen akciğerlerime odaklanıyordu. Koku ciğerlerimi bağlamıştı ve gerçek hava solumanın ne olduğunu bile unutmuştum. Geçmişteki o küçük heyecanların bunla hiç alakası yoktu. Bunu Hanzade istiyordu, ben değil. BU aşağılanmak değildi, tam manasıyla dibe vurmaktı. İşte son günlerde kendime bunu çok kez söylüyordum. Dibe vurmak..

30 dakika kadar vücudumun tüm ağrılarına rağmen dalmışken kapı sesi duydum. Artık belim ve boynup kopacak derecede ağrıyordu. Gece yarısıydı ve karım gelmişti. Ama bir tuhaflık vardı. Yalnız değildi.. Genellikle karım eve bu saatte arkadaşlarını getirmezdi. Ama bir keresinde Nihal’in geldiğini ve bizde bıraktığı benim o gün 5-6 saat kadar koklamak zorunda bırakıldığım ayakkabısını alıp gittiğini hatırlıyorum.

Nihal karım kadar dominant değildi, ya da ben öyle görmüyordum. Zira ************** da bu kadar dominant olabileceği aklımın köşesinden geçmezdi. Nihal zengin bir ailenin kızıydı ve bekardı, çok şımarık ve havalı bir kadındı. Karımla ikinci buluşmamızda bize eşlik etmiş ve ben o zaman ayaklarından gözümü alamamıştım. Fetişimi karıma açıkladıktan sonra bir keresinde “Nihalin ayakları da hiç fena değil” diye espri yapmıştım ama Hanzade bundan pek hoşnut olmamıştı. Bir an bunun bir kıskançlık olacağını düşünmüş içimden gülmüştüm. Beni kimseyle paylaşamıyor demiş ve böbürlenmiştim bile. Böyle düşünmek beni rahatlatıyordu, çünkü ben de onu kimseyle paylaşamazdım. Böylece birbirimize hiç ihanet etmeyeceğimizi kafamda belleyerek yaşamıştım.

Karımla beraber gelen belli ki Nihal değildi. Daha kötüsü içerden gelen seslerden anlamaya çalıştığım ve hissettiğim bu bir erkekti. Bir an aptalca ve basitçe bir düşünceyle (belki de gayrı ihtiyarı beynim bunu yapmamı istedi) erkek kardeşinin geldiğini düşündüm. Ama Nesim’in bu saatte evde ne işi vardı. Hem sormamış mıydı ablasına “eniştem nerde” diye. Ama yine de Nesim olmalıydı. “Lütfen Nesim olmalıydı” bu geceyi bizde geçirecek eniştesini de çoktan uyumuş bilecekti. “Ne olur..”

Gelenin Nesim olmadığını çok kısa süre sonra anladım. İçerden içki doldurma ve hafif konuşma sesleri geliyordu. Bu erkek şahsiyet her kimse daha önce hiç karşılaşmadığım biriydi. Beynimde şimşekler çakıyor ve olabilecekleri hayal bile etmek istemiyordum. Napıyordum ben. Karısının ayakkabısı burnunda çorabı ağzında tamamıyla sıkıca bağlı bekleyen bir erkek. Kimdim ben nasıl bir şeydim?? Bunun sonu ne zaman gelecekti. Ne zaman azad edecekti beni Hanzade.

Düşüncelerim beni çıldırtmaya başlamıştı.. Yoo. Bu gerçek olamazdı. Tanrım! Gelen sesler benim Hanzadeyle ilgili düşündüğüm ve kendimi inandırdığım tüm aptal gerçekleri ortadan birer birer kaldırıyor ve geriye çaresizliğim kalıyordu. Hanzadenin eve getirdiği ve artık sevgilisi olduğundan şüphem kalmayan sevgilisine hitap ediş şeklini duydukça sağır olmak istiyordum. “Canım ****************.. Ahh.. Dokunsana bana..bu beden senin…ben seninim…” Kölesi olduğum karım, karşısındaki erkeğe onun kölesiymişcesine yalvarır gibi sesleniyordu. “Hadi as beni duvara, kavuştur beni ..kine, artık sözünden hiç çıkmicam” “Yarın da Nihal ile beni üst üste koyarsın”..

Duyduklarımı hafızamda kurmakta zorlanıyordum. Bu erkek her kimse acaba benden haberdar mıydı? Sanmam. Ya da en azından haberdarsa bile evde olduğumdan kesin haberdar olmazdı. Olmamalıydı.. Kesin olan bir tek şey vardı, bu kişi karıma da Nihale’de sahip olmuştu.. Bunu yapabilmesi için bu adamın bir şeyleri çok iyi olmalıydı. Nihal’in sadece seks ile tatmin olması mümkün değildi. Şımarık bu kız ancak zengin biriyle beraber olup kendi parası yerine onunkini tüketmeliydi. Bu adam hem zengindi hem çok güçlü bir erkekliği vardı hem de tahminimce çok yakışıklıydı.

Bir an içerden ************** hafif bağırdığını duydum. Peşpeşe iki kez.. “Söz veriyorum bir daha nerede istersen hemen senin olacak vucudum, istediğin her yerde..” “boynum ahh”. Adam hemen hiç konuşmuyordu. Bazen sadece gülüyordu. Anlaşılan ************** boynun bir tasma geçirmişti. Sonra karımı bir köpek gibi salonda gezdirdiğini hissediyordum. Birden ilk kez ağzından net bir sözcük çıktı.. “Hanzade bu gece seni hiç daha önce yapmadığım kadar sert …kicem” “Öyle açıcam ki seni artık kocan çok rahat girebilecek” “Tabi eğer girebilecek kadar kalkarsa” deyip bir kahkaha attı.

Soğuk terler döküyordum.. Bu adam ya Hanzadeyi sekse hazırlamak için beni de anarak çok ciddi alay ediyordu. Ya da benim ne olduğumu çok iyi biliyordu. Ama evde olduğumu bilmediği konusunda bir an bile şüpheye düşmedim. Nerde sevişeceklerdi. Ya da doğru tabirle Hanzade adama nerede seks kölesi olacaktı. Bi an rüyada olduğumu düşünmedim değil. Çünkü bu kadarını o güne kadar hiç beklemiyordum. Belki rüya deselerdi bile uyandıktan sonra yine bunların gerçek olacağı hiç aklıma gelmeyecekti.

Hanzade bir an durdu ve adama “canım.. bedenimin ve ruhumun sahibi.. sana bir sürprizim var” diye seslendi. Süprizi merak etmiyordum, ama artık beynimdeki şimşekler çakmaya ve çok daha sonrasını görmeye başlamıştım bile. Neden artık hep en kötüsünü önce aklıma getiriyordum. Nedene gerek yoktu. Bu gece dibe vuracağım son nokta yaklaşıyordu. Adam güldü. Zeki biriydi ve süprizi karım söylemden kendisi “yoksa bizim minik burada” mı diyerek sonuna bir kahkaha ekledi. Tabi karım da birlikte.. Birden karıma “diz çök” dedi. Şimdi götür beni süprizine..

Adam süprizden emin değildi ama Hanzadenin sanırım birçok enteresan sürprizi olmuştu kendisine – mesela Nihal gibi – ve adam için bu süprizi tahmin etmek zor olmadı. Hanzade dizlerinin ve ellerinin üstünde tasma boynunda adamın kontrolünde emekleyerek yatak (kölelik) odamızın kapısına kadar geldi. Gözlerimin 12 saattir bağlı oluşu bütün bu olanları ve bundan sonrakileri açılsalar da göremeyecekmişim gibi hissettiriyordu. Ve garip bir şekilde rahatlatıyordu. Ya adam ya da Hanzade açarsa? Diye düşündüm. Ama adam benim bugüne kadar Hanzadeyle onlarca fotoğrafımı görmüştür diye düşündüm ve aslında her şeyin Hanzadenin beni apaçık çevresine anlatmasıyla zaten kökten bitmiş olduğunu anladım. Bundan sonra oyundaki rolümü oynayacaktım istesem de istemesem de. Ellerimi çözerler bi diye düşündüm. Çözseler de ne fark edecekti. Neler olacağını tam tahmin edemediğimden nasıl davranacağımı da bilemiyordum.

Tam kapı açılacaktı ki. Adam Hanzadeyi durdurdu ve ona dedi ki. “Hanzade dizlerinin üstünde dur ve çöz” Bu karıma önceden belli ki defalarca verilen bir komuttu. Çıkan kemer ve sonra fermuar sesi herşeyi özetliyordu. Hanzade adamın pantolonunu indirmiş, külodunu ise ağzıyla ellerini kullanmadan usulca indiriyordu. Hanzade bir içerden benim de duymamı istermişcesine “ ahhhh, bugün her seferkinden daha büyük..” diye iç geçirerek söylendi. Sonraysa sabaha kadar “beni de bizim miniğide kölen yap” “yalvarırım sana” diye haykırdı karım. Sonra kıs bir süre sessizlik ve daha sonra şapırtılar başladı.

Adam “Hanzade yine dayanamadın” diye hafif kızgınca seslendi. Belli ki karım daha önce de adamın ..ini görür görmez hemen atlamış ve deliler gibi yalamıştı. Çıkan seslerden bu apaçık anlaşılıyordu. Sonra adam gülerek “tamaaam yeter artık biraz da miniğe bırakalım ama olmaz mı” diye seslenince işte o anda başıma gelecekler gözümün önünden birbir geçmeye başladı. Evet ************** sevgilisinin …ini yalamam, emmem istenecekti. Bunu cuckold filmlerinde izlemiştim. O filmlerde oynayanların hiçbir zaman gerçek karı koca olduklarına inanmamıştım. Ama işe bakın birazdan oynanacak gerçek filmin karakteri ben olacaktım. Rezilliğin son noktasıydı, ya da son noktanın da bir ötesi var ise, işte bu oydu.

Karım bana önceden ince bir strap-on ile arkamdan onüç ondört defa girip çıkmıştı. İlk girişinde biraz acımıştı. Ama onuncu gidiş gelişinde acıdan çok garip bir beden duygusu hakim olmuştu bana. Karım bunu çok sevmemiş o yüzden beni becermeyi bir süre bırakmıştı. Sonra birgün çok sinirlendiğinde yeni almış olduğu biraz daha kalın dildoyla 50 – 60 kez arkama girip çıkmıştı. Ve ben penisime dokunmaksızın ilk defa boşalmıştım. Buna hem şaşırmıştım hem de normal karşılamıştım. Çünkü anüsün insan anatomisinde kadınlar ver erkeklerde aynı tepkileri verdiğini bilimsel olarak biliyordum. Yani ters ilişkiye giren ister kadını becersin ister erkeği partnerine zevk verebilirdi. Ama ben gay değildim ve gaylere saygı duymama rağmen yaşadıklarını anlamakta güçlük çekerdim. Karım beni becerdikten sonra sadece Geylerin cinsel ilişkideki durumlarını anladım, ama öpüşmelerini – bir aşka yaşarcasına sevişmelerini halen anlayamadım – bu belli ki farklı bir konuydu.

Ve nihayet kapı açılmıştı. Karım tasması boynunda dizleri ve ellerinin üstünde içeri girip adamı da peşinen sürükledi. Sonra adamın beni görünce güldüğünü işittim. Karım hemen ekledi “işte vucudumdan çıkan her şeyi yiyen pislik yaratık burada” diyerek beni işaret etti. Doğru – ************** ogüne kadar, ayak parmakları arasındaki pislikten tut, bokuna kadar hemen her şeyi yediğim doğruydu. Bi an kendi yaptıklarım kendime bile şaşırtıcı geldi. Bir kadının vücudundan çıkan teri, çişi, boku, tükürüğü dahil her şeyi yemek..

Adam bir an kenarda durup karımı izlemeye koyuldu. ************** tasmasına bağlı olan ipi bıraktı ve karım serbestçe odada ilerleyerek yanıma geldi. Dalga geçer bir tavırla. “Nasıl? ayağımın kokusuna doydun mu” diye sordu. Ben ses çıkaramadım. Zaten çıkarsam da en fazla anlaşılmaz bir iki ses duyulacaktı. “Bu geceyi ben ve **************** için çok renkli kılacaksın biliyor musun” dedi karım. “Aldığımız zevki ikiye katlayacaksın, eğer tatmin olmazsak sana birlikte ceza vereceğiz” dedi ve adamla birlikte bir kahkaha attılar. Karım beni her şekil cezalandırırdı, ama bir erkeğin beni cezalandırması fikri hiç hoşuma gitmemişti. Beni çözseler o anda kalkıp ikisine de saldırabilirdim. Zira fetişist olmama rağmen çevremde çok güçlü biri olarak bilinirdim, ve bunun aslı da vardı. Öyle olmasa ************** bitmek tükenmek bilmeyen sert işkencelerine nasıl dayanabilirdim ki zaten.

Karım devam etti. “pis yaratık, istediklerimi harfiyen yerine getireceksin, aksi takdirde iki seçimin var, fotoğraflarını tüm dünya görür, ya da seni evden aylarca çıkamayacağın kadar kötü döverim”. Karım beni sıkça fotoğraflarımı yayınlamakla tehdit ederdi. Çok sayıda alay konusu olacak fotoğrafımı çekmişti. Bunu kendine bir güvence olarak sakladığını tahmin ediyordum ama çok ta dert etmiyordum. Aylarca evden çıkılamayacak kadar dayak ise pek te hoş olmayacaktı. Her şeyden önce çalıştığım şirkete ne derdim, aileme ve diğer dostlarıma? Karım dediğini çoğu zaman yapardı ve beni birkaç kez feci şekilde dövmüştü. Ama vücudumun görünen taraflarına bir şey yapmamıştı. Şirkette insanlar oturmakta sorun yaşadığımı anlayabiliyordu ama bizim toplumumuzda milyonda bir insan bunun ************** bana yaptıklarından sonra olabileceğini tahmin edebilirdi ve bu kişi de bizim şirkette eminim değildi.

Tüm bunları düşünürken kafamdaki birçok sorunun cevabı zaten karım tarafından verilmişti. “Bu gece tüm bedenin bizim”
Hanzade adama dönüp “al beni, hemen şimdi istiyorum, senin olduğumu, bana sahip olduğunu göster ona” dedi. Cümlenin onundaki “o” bendim. Adam az sonra karımı benim gözümün önünde becerecekti. Bu da gözlerimin artık açılacağı anlamına geliyordu. Karım gözlerimi açtı. Yaklaşık 3 dakika kadar göremedim. Sonra ışık dengelenmeye başladı. Kafamı oynatamadığım için yalnızca bana bakıp dinsice gülen karımı görüyordum. Bana “sen benim ancak bokumu yersin, başka hiçbir işe yaramazsın” deyip güldü ve sert bir tokat yapıştırdı. Adamı halen görememiştim. Hatta sonradan konuşmalardan anladım ki adamı görmem istenmiyordu. Adam maske takmıştı. Madem ben onu göremeyecektim peki o neden beni görüyordu. Karım nasıl olup ta bunu bir sonraki senansa saklamamıştı.

Bu saçma soruların cevabını ararken. Karım yatmakta olduğum sehpanın üzerinde iki eli başımı ortalayacak şekilde domalarak durdu. Sonra nisbeten kalın olup görmemi engelleyen spor ayakkabısını burnumdaki yerinden çıkardı. En azından bir aşağılama sebebi azalmıştı. Düşündüğüm şeylere bakın!. Ama çok geçmeden ince ve yüksek topuklu son derece seksi olan (bu ayakkabısını eve sık sık gidip gizlice yalardım) mor ayakkabısını ayağından çıkardığı gibi iç kısmın burnumu içine alacak şekilde yüzüme yerleştirdi. Gece dansetmişti ve ayaklarının ter kokusu ayakkabının içine yerleşmişti ve tabi dolayısıyla yeninden benim burnuma. Ayakkabı ince olduğu için artık her şeyi daha iyi görüyordum. Hazade “kokla – koklaaa” diyerek ayakkabısını yüzüme doğru bastırdı. 12 saat değil artık 14 saattir ************** ayağının kokusunu ciğerlerime çekiyordum. Ben artık bitmiştim, karım bana ayağını koklatmaktan bıkmamıştı. Sonra karım doğruldu ve göğsüme oturdu.

Adam her şeyi ************** arkasından izliyordu. Pek şaşırmamış gibiydi gördüklerine. Karım bana “ayağımı koklamak ister misin diye sordu – taze yeni ve gerçek kaynağından” diye sordu. Az sonra ayağını yüzüme yerleştirecek ve tabi ki ayak parmaklarının uç kısmı tam burnuma gelecek şekilde ayağının kokusunu direk ciğerlerime çekmemi sağlayacaktı. Ağzımdaki külotlu çorap konuşmama imkan vermiyordu. Karım diğer ayakkabısını da çıkararak yüzümdeki ayakkabıyı kenara koyup ayağını suratıma dayadı. Ayağını 12 saati aşkın süredir çorapları veya ayakkabılarından kokluyordum ama direkt olarak kokusunu aldığım gibi yeniden cinsel olarak uyarılmaya başlamıştım. Karım ayağını yüzüme bastırıyor ve ufak hareketlerle oynatıyordu. Sonra da bir ara sevgilisine seslenip, “ nasıl köleliği yaptığım kadar sahibeliği de iyi beceriyor muyum ****************” dedi. Beraberce güldüler. Karım bir nevi adamın kölesiydi, bende ************** kölesiydim. Yani aşağılığın son noktasıydı bu. Bir kere daha dibe vurdum diye düşündüm. En dibe…
Karım 10 dakka sonra tekrar göğsüme oturduğu yerden kalktı, topuklu ayakkabısını burnumu içine alacak şekilde başıma bağladı. Ayak kokusundan hiç ayrılmamalıydım. Sonra ise Hanzade yeninde ellerini başımın iki yana koyarak domaldı. Öylece durarken adama ************** arkasına iyice yaklaştı ve penisini ************** ..tüne sürtmeye başladı. Karım her sürtünüşte “ahhh istiyorum, en dibe, en dibe ****************, hadi ispatla sahibimin kim olduğunu” na benzer şeyler sayıklıyordu. Adam yine fazla konuşmadı. Ama ************** tasmasının bağlı olduğu ipi bir anda kendine doğru şekti ve karım şaha kalkmış bir at gibi hafif geriye doğru kıvrıldı ve acıdan hafifçe bağırdı. Sonra karımı şaha kalkık pozisyonda tutup, dimdik olan penisini ************** vajinasından içeriye bir hamlede soktu. Normalde orgazm olduğuna sıkça rastlamadığım karım bir anda kendinden geçti ve yüz ifadesi değişti. Adamın penisi ************** ..ında her gidip geldiğinde karım “ahhh, ahhh, ohhh diye bağırıyor yırtınıyordu. Bunu acıdan değil besbelli zevk aldığından yapıyordu. Bir an karıma baktım. Adam karıma o kadar sert girip çıkıyordu ki ************** ….tünden sertçe şap şap, şap sesleri duyulabiliyordu. Karım bana doğru saniyeden bile kısa bir süre içinde bir gidip bir geliyordu. ************** uzun zamandır okşamayı bırakın dokunamadığım göğüsleri adamın ************** içine her girişinde bir ileri bir geri hızlıca sallanıyordu. Yalan söylemeyeceğim bu görüntü beni biraz uyardı. Hatta utandım biraz. Ama kabul etmeliyim bok yemekten çok daha iyiydi.

************** yüzündeki zevk alma ifadesini ilk kez görüyordum. Dudaklarını bir büzüp bir ısırıyor, boynunu hafifçe öne arkaya sallıyordu. Adam inanılmaz dirençliydi, karımı o pozisyonda 10 dakkaya yakın becerdi..Ve dinçliğinden hiçbirşey kaybetmemişti. Karım arada bana seslenip “nasıl, iyi ..ken olunca bağırtabilyormuş beni değil mi ahhhh, ahhh” Adamın Nihal de dahil neden birçok kadını üst üste koyup becerdiğini şimdi anladım. Karım pozisyon değiştirmek üzere durdu. Ve adamdan hafif ayrıldı. O anda adamın penisini gördüm ve dikliği beni şaşırtıyordu. Çok genç değildi ama yine de bence tanrı vergisi bir cinsel gücü vardı. ************** neden köle olduğunu biraz olsun anlayabiliyordum. Birazdan yapacakları pozisyonu anlayamamıştım, ama aklıma cinsel zevkimizi artıracaksın diyen ************** sözleri geldi. Sanırım artık bişey yapmam emredilecekti.

Yapmazsam çok kötü dayak yiyeceğim. Karım başıma doğru geldi ve boynumun üzerine .vajinası tam ağzıma temas edecek şekilde oturdu. Adamsa, sanki bu pozisyonu daha evel defalarca yapmışcasına yumurtalıklarını kafamın üzerinden geçirip ağzıma gelecek şekilde oturttu. Penisini o şekilde ************** vajinasıyla birleştirecekti. Ban düşen görev ise adamın yumurtalıklarını ve arada penisiyle ************** vajinasının birleştiği noktayı yalayarak onlara daha fazla zevk vermekti. Karım ağzımdaki külotlu çorabı çıkardı. Adam ************** içine yeninden girmişti, ve eskisi kadar sert olmasa da karımı hızlıca beceriyordu. Ben bir süre hiçbirşey yapmadan durdum, adamın yumurtalıkları gözlerime ve suratımın bilimum yerlerine çarpıp duruyordu. Sonra çok geçemeden Hanzadeden emir geldi. “******************** yumurtalarını yala” “yala dedimm!”.

Karım boğrazımı eliyle sıkmaya başladı. Tüm emirler ve aşağılamalar karımdan geliyordu. Adam doğrusu hiç bana direkt hitap etmedi. ************** emirlerini yerine getirmek benim hayatımın esasıydı. Ağzımı açtım ve adamın, ************** vajinasına hızlıca girip çıkan penisinin ucundaki yumurtalarını yalamaya başladım. Bu adamı daha fazla sevkelndirmişti. Sonunda bir işe yarıyordum diye düşünürken, karım benden önce davranmış olacak “sonunda bi işe yaradın seni gereksiz pislik” dedi ve inlemeye başladı. Sonra Haznede bir kez daha emretti, “ikimize birden zevk vereceksin hadi çabuk!” Bunu nasıl yapacağımı zaten anlamıştım. Adamın ************** vajinasına giren penisinin giriş çıkış noktaşını ************** vajinasıyla beraber yalamaya başladım. İkisi de bundan çok memnundular.

Karım beni gerçekten dibe vurdurmuştu. Ben ikisinin boşalmasını bekleyene kadar ************** vajinasını yalamayı sürdürdüm. Karım orgazm oldu.. Ve sıra adamdaydı. Bundan sonrasını artık karım ve sevgilisine bıraktım. Adam halen dimdik duran penisini ************** vajinasından çıkarım ovalamaya başladı. Karım”hadi sahibim, hadi bedenimin sahibi göster beni ne kadar sevdiğini” diye adama sesleniyordu. Adamsa eliyle kendini hızlıca tatmin etmeye başladı. Karım vajinasını ağzıma yaklaştırdı. Adamsa penisini. Adamın artık boşalmaya yakın olduğunu anladım. Karım “aç ağzını” diye emretti. Dibe vurmanın da dibe vurması yaklaşıyordu. Adam gürültülü bir inlemeyle çok sert bir biçimde ağzımın ************** vajinasıyla birleştiği noktaya boşaldı. İnanılmaz bir sıvı çıkıyordu. Sıvının yarısı açık olan ağzımdan içeri doğru süzüldü yarısı ise ************** vajinasına doğru çarptı. Karım bir anda sıvının bir kısmını eliyle vajinasına doğru sürttü.

Adam tamamıyla boşalmıştı. Penisini suratıma doğru iki-üç kez sertçe vurdu ve penisini temizlemem için ağzıma soktu. Ağzımın içinde 7-8 kere gidip geldi ve sonra penisini çıkardı. Adam öylece durup ************** göğüslerini okşamaya başladı. Karım boynumdan kalkıp vajinası ağzıma denk gelecek şekilde oturdu ve son emrini verdi “temizle!!” Adamın kalan spermini de ************** vajinasından hızlıca temizledim.

Hala bağlıydım. Ama vücudumun ağrısını hissedecek kadar dahi takatım kalmamıştı. Karım üzerimden kalkıp banyoya doğru adamla gittiler. Sanırım bir zevk duşu alacaklardı. Belki adam karımı duşta da becerecekti bu sefer. Belki zaten her hafta beceriyordu. Beklilerin sonu gelmeyecekti. Uykuya dalmıştım. Sabah uyandığımda karım yatağımızda üzeri açık şekilde uyuyordu. Adam gitmişti. Ben ise birkez daha kendi kendime söylendim. Dibe vurdum, hem de en derin diplere. Fetişist diye başladığım evlilik hayatımda en ağır aşağılanmalara şahit oldum. Sonra da bunun bir sonu olmadığını anladım, kölelik ebediydi ve ben ne erkek ne kadın ne gay ne uzaylı.. tamamen başka bir cinstim.

5
Eki

ılk saxom

by admin in Gay Sex Hikayeleri

slm ben cenk 23 yasındaym konyalıyım, konyada yasarken ıcımde hep erkeklerın aletıne karsı ılgm olmstr..ankaraya unvrsteye geldıkten sonra chat odalarında sohbet etmeye başladm ve orda memet adlı 42 yasında bı adamla tanıstım, bı sure konusup tanıstıktan sonra benı evınde bı gece agırlamak ıstedıgını soyledı,,bır hafta sonu memedın evıne gıttım daha once hıc bır erkegın evıne bu amaçla gıtmemstım cok heycanlıydım ,,memetle braz bra ıcıp sohbet ettıkten sonra yanıma yaklasmaya başladı ve kulagıma ne yapmak ıstıosn dıe sordu bnde saxo cekmek ıstegımı soledm elımı aletıne gotrdu ılk defa basşa bı erkegın sıkıne ellıordm ,fermuarını acıp dısarı cıkardım aletını kalın buyuk basşlı bı aletı vardı ve agzıma almadan onca ıyıce oynadım sıvazladım,sonra agzıma aldm basını ve yalamaya basladım ,sıkını agzıma gokmak ıcın bastırıorrdu bı sure sınra hepsını agzıma aldım ve delı gıbı yalamaya emmeye başladım ne kadar yaladıgımı hatırlamıorm bı anda patladı agzıma ınlıyerek brazını yuttm gerısını agzmdan boşaldı sıcak sıcak yuttm hosuma gıtmıstı,sonra banyoya gotrdu anal yapmamıstım hıc arkadan yapmak ıstedıngı soyledı ben hayır dedım pekı o zaman deyp ıcerı gıttı ve klotlu corap getıtdı gydım arkama gectı surtmeye başladı arkama sonra tekrar agızma verdı bı posta daha boşaldı agzıma sonra ben taksıyle ogrencı evıme gıttım ve arkaşlarıma bakarken cok heycanlandm onlarınkınıde yalamak ıstıyorm ama malsef bunu yapmazdım:-)